Harry Potter and the Cursed Child

Neden bilmiyorum son 2 sene Can’ın dönem aralarında Londra’ya geliyoruz. Geçen sefer Manchester City maçıyla başlayan, okulumla devam eden ve Londra ile tamamlanan bir seyahat yapmıştık.

Bu sene yine Can’ın İngilizce pratik etmesi ve dünyada herhangi bir anda herhangi bir ülkede olmanın hayatında normal bir konu olduğunu ona hissettirmek için yine geldik.

Tabi bu sefer İngiltere’ye taşınan Ada ve Eyüboğlu’ndan arkadaşı Emir Yaman ile buluşacak ve Harry Potter etkinliklerine katılacaktır.

Pegasus ile Stansted’e uçtuk önce. İndik ve trenle havalimanından Liverpool istasyonuna geldik.

Türkiye’de toplu taşımayı sadece uzaktan gören bir çocuk için Londra toplu taşıma cenneti. Bir önceki seyahatimizde de seyahatin ilk kısmı Manchester -> Londra yolculuğu içerdiği için arabamız vardı ama bu sefer sadece Londra içerisinde olacağımız için araç kiralamadım. O sebeple baya bir aktarma yapmamız gerekecekti. Liverpool istasyonundan da Central line ile Bond Street istasyonuna geldik.

Bu sefer Welbeck otelinde kaldık. Otelin lobisinde ücretsiz fotoğraf kabini varmış ya çocuk sen ne ara çözdün onu. Hemen girdik 🙂 Oysa benim hiç dikkatimi çekmeyen şeyler.

Tabi odamıza yiyecek birşeyler almak için en yakın M&S Food’a doğru yola çıktık. Dönüşte yolda güzel bir şeyler kokuyor dedi. Almış Waffe’ın kokusunu. Bir de Waffle alıp otele geri döndük.

Ertesi gün Londra’ya taşınan arkadaşı Ada ile buluşacak. Onca zaman sonra ilk defa buluşmanın heyecanı ile mekanı kararlaştırdık; Trafalgar square.

Hava soğuk olduğu için National Gallery’e girip sanat tarihi üzerine konuşup gezinmeye başladık. Tabi çok değişik temalar ile de karşılaşmadık değil.

Daha sonra ise Ada geldi ve gezinmeye başladılar. Çocuklar da uzun zaman sonra görüşmediklerinde ve tekrar görüştüklerinde bir ısınma periyodu yaşıyorlar. Bi 5-10 dk bu periyodu yaşadıktan sonra ortalığı duman etmeye başladılar.

İlk gün bir ısınma turu ile bitti. İkinci gün Warner Bros’un Watford’da bulunan Harry Potter Studio’da Ada ile olacaktır. Yorgunluk, toplu taşıma ve İngiltere havası çok gelmiş olacaktı ki Flat Iron’da hızlı bir akşam yemeği yedikten sonra odaya geçtik, duş aldık ve tabiri caizse bayıldık.

Tabi Can’ın bir Harry Potter kültürü yok. O sebeple 24TL’ye Apple TV’den Harry Potter 1 ve 2’yi kiraladım. Cuma gecesi bir bölümü, Cumartesi günü de 2. bölümü izlemek suretiyle -ikinci bölümü Watford treninde bitirdi- Harry Potter dünyasına genel bir giriş yapmış oldu.

Ertesi gün geldiğinde Watford’da Ada ile buluştuk. Stüdyo’da giderken yolda Harry Potter tartışıyorlardı.

Bu film için yapılan emeği görünce insanın ağzı açık kalıyor doğrusu. Köprüler, binalar, eşyalar binlerce eşya. Gringotts’un yıkımdan önceki ve sonraki halleri. Filmde aklınıza hayalinize gelebilecek ne varsa en ince ayrıntısına kadar düşünülüp tasarlanmış. Tur yaklaşık 3,5 saat sürüyor. 2. saate geldiğinizde önünüze restorant alanı gelmiş oluyor. Açıkcası ben pek beğenmedim ve orada yemedik. Tura devam ettik ve dışarı çıkınca İstasyonun yakınında yedik.

Bu arada İstasyon’dan indiğiniz gibi hemen yanında otobüs durakları var. Oradan her 15dk’da otobüs kalkıyor o sebeple uber vb. birşey ile ulaşmayın. Avrupa’da olmanın tadını çıkarın ve toplu taşıma kullanın. Çok daha rahat. Watford’a da 2 hatla gidebilirsiniz Elizabeth Line (şehir hatları) ile yaklaşık 50dk’da veya Express tren ile 2 durak 18 dk’da. Size kalmış.

Tabi bunu da unutmamak gerek 🙂

Size içeride ayrıca çok tatlı fotoğraf satıyorlar. Yeşil ekranları kurmuşlar.

Neyse yorucu bir gündü sonrasında çıktık ve istasyon yakınında bir pub’a oturduk. Can hemen photo-booth’u buldu tabi.

Hey böyle bir fotoğrafım olsun isterdim. Çekilebildiğim bir kız arkadaşım / eşim galiba olmadı. İlki oğluma nasipmiş 😀

Böylelikle Ada ile geçirilen 2 gün tamamlandı. Şimdi sıra Emir Yaman’da. Yaman’da ailesi ile Londra’ya hem tatil hem alışveriş sebebiyle gelmiş. Onlarla da ilk gün Natural History Museum’da uzak hakkında bir etkinliğe katılıp ertesi gün de Harry Potter and the Cursed Child’e gidecektik.

İlk gün Natural History Museum’da “Space: Could Life Exist Beyond Earth?” etkinliğine katıldılar.

Çocukları çok sarmadığını söyleyebilirim. Yetişkinler için ise ayakta geçen epey yorucu bir gün oldu. Yine yatağa nasıl kaydığımızı hatırlamıyorum.

Ertesi gün Can okuldan çıktıktan sonra ise -evet bahsetmedim hiç ama 5 günlük bir etkinlikli okul tercih ettik burada- Harry Potter and the Cursed Child için buluştuk.

Müzikal’den nefret eden ama Harry Potter serisini tamamen okumuş birisi olarak önce çok ön yargılı davrandım. Sıkılırım vb. dedim ama hayatımda izlediğim en güzel tiyatroydu.

Öncelikle müzikal değildi. Ama gerek sahneler, gerek oyuncular gerek David Copperfield’ın hilelerinin sahneye uyarlanması o kadar güzeldi ki. Yani hem bir büyü şovu, hem aşırı akışkan bir tiyatro hem de öyle güzel değişen dekorlar var dı ki, şaşırdım açıkcası.

Eğer gitmeyi şöyle veya böyle düşünüyorsanız mutlaka gidin. İngilizce diyaloglar biraz hızlı o sebeple biraz iyi bir ingilizce şart.

Hayatımda yaşadığım en güzel deneyimlerden birisiydi. Eğer bu tiyatro ise, Türkiye’de ki tiyatroculuk daha başka birşey.

Tabi tiyatronun gününün ayrı bir özelliği daha vardı. Emir Yaman’ın doğum günüydü. O’na Can’la sürpriz bir pasta-cık hazırladık.

Çok güzel bir akşamdı. Hem İngilizce dersleri, hem derslerde tanıştığı arkadaşları, hem Türkiye’den arkadaşları ile buluşması heralde o yaşlarda çoğu kişinin sahip olamayacağı şeyler.

O’nun için geldim ama o’na bu imkanları sunarken -sunabiliyorken- biraz da kendimi tatmin etmiş olduğum gerçeğini de saklamak istemiyorum. Umarım hayatında engel olarak görebileceği bir şey kalmaz ve inandığı yönde, O’nu mutlu eden konularla uğraşır.

Bir anne&baba olarak da bize kalan O’na bu imkanları sunabilmek. Değerlendirmek O’nun elinde.

Bakalım bir sonraki sefer nereye göreceğiz 🙂 Benim içimde bir Japonya var ama yaş doğru mu bilemiyorum.


Yazılar eğer ilginizi çekiyorsa aşağıya eposta adresinizi yazarak abone olabilirsiniz

Her yeni makale yayınlandığında size e-posta gönderilecektir.


Yorumlar

“Harry Potter and the Cursed Child” için bir yanıt

  1. Erdem Başlak avatarı
    Erdem Başlak

    Can için çok iyi olmuş sen de babalığa adapte olmuşsun mutlu oldum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir