Çok okuyan mı, çok gezen mi ? Bir Çin macerası…

Hep merak konusu olmuştur çok okuyan mı daha çok bilir çok gezen mi diye. Teknoloji meraklısı birisiyim, fırsat buldukça da telefonumdan güncel teknoloji haberlerini okurum. İmalat konusunda dünya lideri olan Çin’de hep bir intihar vakası olur; Foxconn’da hep sıkıntı vardır v.s. Lakin iş seyahati için gittiğim Çin’de başka bir dünya ile karşılaştım.

Öncelikle otelimiz Nikko’ya yerleştik. Şangay içindeki her bina gibi otelimizde neredeyse bir gökdelen. 40’lı katlardaydı odamız. Executive suit olduğu için çalışma masası ile donatılmıştı. Küçük de bir ikram yapmışlar.
Hotel Nikko Shanghai Room

Oda

Asıl ilgi çekici kısımlardan birisi de taharet musluğu. Ya da e-taharet mi demeliyim ? Bayanlar ve erkekler için farklı ayarlanabilen ve suyu farklı yöne fışkırtabilen, tazyiğin ayarlanıp birde üstüne dalga şekilde gelmesini sağlayan bir tuşu var. İşiniz bitti mi ? Hemen sağında da kurutma düğmesi var. Taharet musluksuz çok ülke gördüm ama bu kadar ince düşünülenini görmedim. Bunu otelin Japon kökenli olmasına bağlıyorum.

Teknolojik taharet musluğu

Oteli güzel kılan özelliklerden bir diğeriyse e-Curtain. Duş ile yatak odası arasındaki cam tek bir tuşla saydam ve yine aynı tuşla opak hale getirilebiliyor. Siz düşünün gerisini.

Otelimize yerleştikten sonra güzel bir çin restoranına geçiyoruz. Pekin ördeği’ne doyalım diyoruz ve masaya bu kadar birşey geliyor. Kocaman ördekten bu kadar mı et çıkıyor yani diye birbirine bakan suratlar oldukça eğlenceli. Kalanını da getirin biz yeriz desek de nafile. Anca çorbasını yaparız onu getiririz diyorlar; bizde et peşinde istiyoruz. Gelen çorba’da sadece kemik kalmış. Kocaman pekin ördeğinin kalan etleri bildiğin kayıp. Hayıflanıp devam ediyoruz…
Pekin ördeği

Pekin ördeği; tabakta böyle duruyor.. Üstüne de barbekü sosuna benzer bir sos ekiliyor. Bence oldukça başarılı.Çorba şart

Bu gördüğünüz lahana çorbası gibi olan çorba işte o bahsettiğim koca ördekten arta kalan ile yapılan çorba. Pek beğenemedim desem yeridir. Ziyan oldu gitti zaten.Öğle yemeği

Bu da otelde bir öğle yemeği servisi. Çok ince düşünülmüş. Yemeğin tadından ziyade sunuşunun ortaya çıktığı bir durum bu bence.Hotel Nikko Ofisi

Öğle yemeği sonrası executive floorda toplantımıza devam. Gökdelenlerin arasında toplantı yapıyor ve Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birini temsil ediyor olmak oldukça gurur verici. İnsanlar bizimle çalışmak için oldukça uğraşıyorlar.

Sıra geliyor akşam yemeğine. İtalyan restoranına gidiyoruz. Fiyatlara bakıyorum; 2 parça yemek ile kocaman degustasyon menüsü aynı fıyatta; menüyü söylüyorum. Birazcık “suprise me” oluyor bu sanki… İşte menüden inciler…

Carpaccio

İlk önce carpaccio geliyor ama nasıl birşey! Tenderloin kesim üzerine bıldırcın yumurtası ve bisküvi gibi örülmüş kıtır peynir. Çeşitli yeşillik ve tad verici otlar. Benzer ot tatlarını en son kıbrıs da yemiştim. Kırmızı şarapla beraber başlıyorum degustasyon’a.Tagliatella

Carpaccio’yu tagliatella kıvamında bir makarna izliyor. İçinde özel bir peynir eritmesi ile makarnaları birbirine bağlamışlar ve bir italyan klasiği fesleğen kokusu var ama ortada fesleğen yok. Risotto

Oradan risotto takip ediyor. Annemin yaptığı 100 yıllık prinç pilavını risotto diye karşımıza getirmelerine hiç mi hiç alışamadım. Pirinçler bizim yediğimiz kıvama (veya italya’da yediğim risottolara kıyasla) daha sert bırakılmış. Lakin ilk defa yeşil bir risotto yedim. Pirinç olarak pek hoş bulmasam da tabağa son baktığımda bir tane bile kalmamıştı.Dana Steak

Sonunda menünün beklenen kısmına geldik. Aynen şöyle yazıyordu “500-days wholegrain fed dry aged steak”. Bu danayı kesen adamın gözleri kör olmuş. 🙂 Terbiyesinden mi yoksa gerçekten etin özel beslenmesinden mi ya da dana’nın türünden mi bilemedim ağızda dağılan ve çok hoş zarif bir tadı olan bir etti. Bunun bir benzerini yine Floransa’da yemiştim. Fiorentine steak zaten başka nerede yenir ? Benzerini Türkiye’de yapabilmek için çok uğraşmama rağmen olmadı meğersem kullanılan dana türü farklıymuş; Türkiye’de yetişmiyormuş. Bu et’de ilk ve son kez Shanghai semalarında kalıyor.Tiramisu

Kapanışı tiramisu ile yapıyoruz ama bu da (beklenildiği üzere) çok farklı servis edilmiş bir yemek. İçinde kesinlikle yoğun alkollü birşeyler vardı. Dondurması ve kremasıyla muhteşem bir tadı vardı. O akşam Çin’in orta yerinde en güzel İtalyan yemeklerini yemeyi başardım. Onur Yazgan ve Orçun Başlak

Ertesi gün; yoğun toplantılara devam. Onur Bey ile beraber nehir kıyısında.Şangay

Heryerinde gökdelenler yükselen bu şehir böyle gözüküyor bir cep telefonundan çekilen fotoğrafında.Shanghai

Çubuklarla kemikli et yemek

Bir öğle yemeğinde “Halal Food” restoranına giriyoruz. Çok güzel etler geliyor ama çubukla yemek ? Siz hiç kemikli eti çubukla yediniz mi? Ben beceremedim; bıraktım.Ama et çok güzeldi. Şehir planlaması

Ülkenin komunist olması sebebiyle mutlak otorite hakim. Bu da şehir planlamalarına yansımış durumda. Adamlar şöyle olacak diyor ve oluyor. Sonuçta da ortaya böyle güzel görüntüler ortaya çıkıyor. Bir alışveriş merkezinin alt katındaki maketler. Kentin heryeri maket ile yeniden şekillendirilmiş ve böyle gözükecekleri yıllar yazıyor. Muhteşem bir plan söz konusu

Yolculuğumuza devam ediyoruz ve Hong Kong’a varıyoruz. Yorgunluk hakim ve geri dönmeden önce son sabah kahvaltımda da bir çin yemeği yemek istiyorum. Böyle birşeyler geliyor. Pilav üstü omlet :) Kahvaltılık

Peki siz hiç bir bankanın adını bir banknotta gördünüz mü ? Hong Kong Parası

Hong Kong’da Skyline.Skyline at Hong Kong

Orçun Başlak | Hong Kong

Yorgunum, yorgunsun, yorgunuz. Elimde iPad’im, içinde haritalar ve tavsiyeler Hong Kong sokaklarında…

Hillside Trip City ClubYolun sonu Türkiye; uçuyoruz geliyoruz koca yolu. 05:30’da ayak basıyorum İstanbul topraklarına, 07:30’da Hillside’dayım. Yeni bir güne yine yeniden sporla başlıyorum 🙂


Yazılar eğer ilginizi çekiyorsa aşağıya eposta adresinizi yazarak abone olabilirsiniz

Her yeni makale yayınlandığında size e-posta gönderilecektir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir